“KING IN THE NORTH” A.K.A. #NORDKAPP Türkiye’den Nordkapp’a 6 hafta ve 14.000 km’lik bir motorsiklet yolculuğu hikayesi

Kategori: Nordkapp

Biraz uzun, yazabildiğim kadar detaylı bir yazı ile yolculuğumu anlatmaya çalışacağım sizlere. Yol boyunca denk getirdiğim her yerde, günümü kısa notlar halinde yazdım malum, insan hafızası hain, unutuyor çabucak. Dolayısıyla gün gün yaşadıklarımı, gördüklerimi ve hissettiklerimi; toparlayacağım. Burada anlatamadıklarım ise, sunumlarda ve sohbetlerde artık!

Ortalama bir hız ile okunsa 1 saat kadar sürecek olan bu yazıyı okunabilir olması adına sayfalara ayırdım. Yazının alt kısmında yer alan sayfa butonları ile geçiş yapabilirsiniz.

İyi okumalar!

Giriş

IMG_1282

Çoğu insan gibi ben de hayatımla alakalı büyük kararları uyumadan hemen önce veriyorum. Sigarayı bırakacağım, gece yemek yemeyeceğim vb… Böyle koca koca kararlar verince, sabah unutuyor insan. Zaten hafıza da aklın hem en büyük mucizesi, hem de en büyük laneti.

Bu yazı da, yazının konusu olan yolculuk da böyle bir geç saatin kararıydı. İki tekerlek üzerinde on binlerce kilometrem vardı; artık farklı bir yerler görmem lazım, kendimi denemem lazım dedim. Bu kararın sonrasında günler genel olarak kendimi, neden bunu yapmamam gerektiği konusunda ikna etmekle geçti.

Edemedim.

Çünkü devam eden hayata bırakabileceğim en değerli şeyin anılarım olduğuna karar vermiştim.

Kuzey kelimesinin kendi içinde bir asaleti var bence. Soğuk, beyaz ve sonsuzluk hissi var. Bize yakın olan kutup burası, dolayısıyla bizim için kuzeyin böyle özel bir anlamı da var. (bu arada, Avusturalyalılar da güney için aynı şeyi hissediyorlarmış, yolda karşılaştığım bir çift söylemişti!) Avrupa kıtasının en kuzey ucuna gitme fikrinin çıkmasındaki en büyük etkenlerden biri de, kuzeyin bu mistik çekiciliği. Bir de bu yolları daha önce yapan gezginlerin yazılarını okuyup, fotoğraflarına bakıp geçirdiğim yıllar canıma tak etti sanırım sonunda. Kendime “ben de bunu yapmalıyım” dedim.

Uzun yolculuklara çıkmadan önceki hazırlık zamanı oldukça heyecanlı oluyor, hatta, en az yolculuk kadar heyecanlı. Hazırlanan yolculuk listeleri, bozulan listeler, tekrar hazırlanan listeler, ya şunu da alsaydık, yok almayalım deyip karalama kağıdına dönen listeler. 2016 yılının ilk üç ayı aşağı yukarı böyle geçti. Rusya ile itiştiğimiz için rotayı birkaç defa güncelledikten sonra pasaport ve evrak işlerine daldım. Evrak işi deyince öyle sonsuz işler de değil hani; pasaport, yeşil kart (Uluslararası Trafik Sigortası), Ehliyet yenileme ve vize. Ancak yoğun iş programı ile birleşince zaman aldılar.

Mayıs ayının büyük bir bölümünü, işlerimi ben burada yokken de devam edebilsinler diye hazırlamaya çalışmak, ekibimi ve projeleri yokluğuma hazırlamakla geçirdim. Haziranın ilk iki haftası da biraz iş, biraz da yol için hazırlık ile geçti. Yola çıkmadan önceki son iki gün ise alınacak ufak tefek eksikleri toparladım.

12 Haziran gecesi geç saatte, yorgun, heyecanlı ve beni bekleyen macerayı bilemez bir halde uyudum.

Devamını Okuyun

İstek üzerine sayfaların dökümü;

Kavala, Ohrid, Kotor, Hvar

Novigrad, Viyana, Münih

Berlin, Hamburg, Kopenhag

Fredrikstad, Mandal, Preikestolen

Geirangerfjörd, Trondheim, Mo I Rana

Lofoten, Tromso, Alta

Nordkapp, İnari, Kemi

Laukaa, Helsinki, Parnu

Vilnius, Varşova, Kösice

Sibiu, İstanbul

Yorumlar

Bir Yorum

Bir Cevap Yazın